logo

Ege’nin Bir Başka Yüzü Selanik

Biraz soğuk ve donuk, biraz da gergin bir sınır geçişinden sonra Selanik yollarına düşmek demek ülkeden kopmakla kopmamak arasında kalmak demek esasen. Yani hem ülkeden çıktığını hissediyor hem de evinin rahatlığını buluyorsun..
13924858_10209792873369497_6620187730904141413_n
Benim Selanik deneyimim sınır geçişinin aksine oldukça sıcacıktı. Henüz gezmekten şişmemiş ayaklar ve yorulmamış aklımla insanlarla iletişime geçmenin tadına varabildim. Ülkemin ve ülkelerinin idaresinden, günlük hayatın işleyişine kadar pek sohbet yaptım ve her birinde Yunan halkının ne hoş ve sıcak olduğunu düşündüm. Esnafın pek çoğu dilimi konuşabiliyor ve bu fırsatı kaçırmak istemiyor gibiydi. Tek şehir ile koca ülke hakkında fikir sahibi olmak zor olsa da sempatimi kazandıkları kesin.
Gezip görmek istediklerimi listelediğimde bu şehirde ilgimi çeken fazlaca bir şey yoktu. Tarihi ve mimari yapılar diğer pek çok Yunan şehrinin gölgesinde gibiydi ancak Şans Şemsiyeleri ve TV Binası gibi daha gündelik yapılar ilgimi çekmişti. Benin ilgimi çekenler Selanik’lilerin pek umurunda değilmiş gerçi… Yine de İzmir kordonuna benim kadar hayran olan ve günlerce ayrılmadan kordonda yatıp kalkanlar için Selanik müthiş bir geçiş şehri. İşte tam da bu kordon keyfi ile sahilde uzun bir yürüşe çıkabiliyorsanız bu Şans Şemsiyeleri’ne doğru ilerlemenizi tavsiye ederim. Modern sanatta kendine yer etmiş renkli şemsiye akımının en zarif örneği kanımca bu heykel. Havada uçuşuyormuş ve seni de alıp göğe yükseltecekmiş gibi görünmesinin yanında, gölgesinde de deniz keyfinin tadına vardırıyor. Dediğim gibi şehir halkı pek önemsememiş ve sıradan bir heykel gibi görmüş ama olsun. Direkt şemsiye girişi yaptım diye Atatürk’ün Evi‘ni es geçtim sanılmasın. Interbus’ın ilk durağı burası ve taze demlenmiş çay eşliğinde karşılandığınız manevi değeri yüksek bir yer. Tek sorun beklenen bu manevi etkinin tam hissedilememesi. Sebebi herkesin malumu olduğu üzere içerideki eşyalardan bir çoğunun kayıp olması. Ülkemize geçici süre gönderilen ve görmeyi beklediğimiz çoğu şeyin yeri bilinmediğinden sadece kabaca evi gezebiliyoruz. Elbette harika bir deneyim sadece fazlaca umutlanmamak gerekiyor.
Atatürk’ün evini, şemsiyeleri ve kabaca şehri gezdikten sonra kanımca dinlenmek ve hareketliliği hissetmek için en uygun yer Aristotales Meydanı. Selanikliler merkez olarak burayı görüyorlar ve her türlü toplanma, anma, arkadaş buluşmaları gibi durumlarda öncelikleri burası oluyor. Birbirinden ilgi çekici mekanların arasında bizce minik sayılabilecek ancak harika görünen bir meydan. Burada oturup koca bir dondurma yemek, meraklıysanız soğuk kahveleri denemek oldukça keyif verecektir. (Soğuk kahveyi ilk deneyimleyen şehir olduklarından çok ünlenen bu içeceklerini müthiş seçeneklendirmişler.) Deniz kenarında, hareketli ve göze hitap eden bir meydan. Aristotales Meydanı civarındayken görülmesi gereken diğer yapı ise Beyaz Kule. Kule şehirde en çok ilgi çeken yerlerden biri. Osmanlı yapısı ve Balkan savaşı sonrası beyaza boyanıyor. Adı bu beyaz boyadan gelse de yıllar içinde kendi taş rengine geri dönmüş. Görkemli, basit ve güçlü kule örneklerinden biri. Bu görkeme yakışır biçimde kule, altında gençlerin çimenlerde dinlenmesine ve sokak müzisyenlerine de kucak açmış.
Kendi adıma ilgimi çeken Atatürk’ün Evi, Aristotales Meydanı, Tv Kulesi, Beyaz Kule ve Rotunda minik bir şehir turuyla görülmüş oldu. Artık rahat bir yemek ve dinlenme zamanı gelmiş sayılır ve bunun için en uygun yer Ladadika Meydanı. Akşam saatlerinde merkezde pek çok alan gayet canlı gibi görünse de bu meydan kadar değil. Birbirinden ilginç dükkanların yanı sıra harika lokanta, bar ve kafeteryalara sahip. Kendi mekanlarında oturmalarınız için ısrar eden garsonların sıkıcılığı dışında oldukça eğlenceli bir meydan. Bir yunan meyhanesi deneyimi, sade bir yemek yada birkaç soğuk içecek içerken sokaktaki hareket ve müziklerle günü harika şekilde bitirebilirsiniz.
Bu şehirle ilgili söyleyeceğim son şey ise ara sokakların mutlaka görülmesi gerektiği. Zaman sıkıntısı çekilmiyorsa ana caddelerden ara sokaklara geçmek ve yunan kahvesini bir de buradaki salaş yerlerde içmek keyifli olacaktır. Hem böylece şehir merkezinin dışındaki yaşama şahit olabilir ve sohbet edecek samimi insanlar bulabilirsiniz öyle ki buna oldukça açıklar.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir